5_4 The Woman in White - Kelimeler.xlsx

  1. dreamily
    sersem bir şekilde
  2. dazed
    şaşkın, sersem
  3. mad-house
    akıl hastanesi
  4. move over
    kenara çekilmek
  5. vacant
    boş (bakış), dalgın, sahipsiz
  6. vacantly
    dalgın bir şekilde
  7. keep an appointment
    randevuya gitmek
  8. temp to V1
    meye kalkışmak, cesaret etm.
  9. roundabout
    dolambaçlı
  10. bolt
    sürgülemek
  11. housemaid
    hizmetçi
  12. initial
    ilk harf, baş harf
  13. initials
    ismin ilk/baş harfleri
  14. scrape away
    kazıyarak çıkarmak
  15. happen to do smt.
    do something by chance
  16. read smt. through
    tamamını okumak, gözden ge.
  17. dig up
    kazıp çıkarmak, meydana çıka.
  18. bruise
    morartmak, incetmek, yarala.
  19. madman
    deli (noun)
  20. take measure(s)
    tedbir/önlem(ler) almak
  21. summon
    (e) çağırmak, gelmesini emret.
  22. blow out
    üfleyerek söndürmek
  23. undress
    soyunmak, soymak
  24. lean out of (a window etc.)
    den dışarı/aşağı sarkmak
  25. odor
    koku
  26. drop it!
    boş ver!
  27. make one's flesh creep
    tüylerini ürkütmek
  28. peep out
    çıkmak, görünüvermek
  29. burst out
    patlak vermek, söyleyivermek
  30. boasting
    palavra (noun)
  31. sickly
    hasta yüzlü, solgun, soluk
  32. take ill
    hasta olmak, hastalanmak
  33. cease
    durmak, durdurmak, son ver.
  34. lie heavy on the (heart etc.)
    e oturmak (ağırlık)
  35. wreck
    enkaz (gemi); parçalamak
  36. cherish
    değer vermek, el üstünde tut.
  37. soothe
    acı dindirmek, yatıştırmak
  38. in the distance
    uzakta
  39. burial ground
    mezarlık
  40. interval
    zaman, zaman aralığı, süre
  41. sink in
    kafasına girmek, batmak
  42. bustle
    acele etmek; telaş
  43. newsagent
    gazete bayisi
  44. occupy 2
    (yer) işgal etmek, oturmak
  45. cease to exist
    varlığı/varlığına son vermek
  46. fight a battle
    savaşmak, mücadele etmek
  47. call on
    çağırmak, uğramak
  48. make inquiries
    soruşturmak, soruşturma yap.
  49. unfounded
    asılsız, temelsiz
  50. postscript
    not (mektubun altındaki)
  51. refer to
    atıfta b., ima e., gönderme y.
  52. unshaken
    sabit, sarsılmaz, sağlam
  53. attendant
    görevli, bakıcı, hizmetçi
  54. advance
    yürümek, ilerlemek, geliştirm.
  55. rush into
    e akın etmek, e girişmek
  56. sanity
    akıl sağlığı, ruh sağlığı
  57. cautious
    tedbirli, temkinli, dikkatli
  58. hint
    ima, ipucu, işaret; ima etmek
  59. compensation
    mükafat, karşılık, tazminat
  60. take risk
    risk almak
  61. hesitate (over)
    (i hakkında) tereddüt etmek
  62. amount to
    anlamına gelmek, tutmak (para)
  63. sum
    toplam, tutar
  64. imperfect
    kusurlu, bozuk
  65. conspiracy
    komplo, suikast
  66. explanatory
    açıklayıcı
  67. on the understanding that
    şartıyla, koşuluyla
  68. stockbroker
    borsacı
  69. take charge of
    ın sorumluluğunu üstlenmek
  70. porter
    hamal
  71. terminus
    son istasyon, gar; hedef, amaç
  72. luggage
    bavul, bagaj
  73. before long
    çok geçmeden, kısa sürede
  74. giddy
    başı dönen, sersemlemiş
  75. disown
    reddetmek, inkar etmek
  76. appoint
    atamak, belirlemek
  77. fugitive
    firari, kaçak (noun)
  78. conceal
    gizlemek
  79. exchange
    takas etmek, çevirmek
  80. farewell
    elveda
  81. exertion
    zahmet, çaba, emek
  82. retrace
    izini takip etmek, kaynağına g.
  83. part from
    den ayrılmak
  84. concealment
    saklanma, gizleme (noun)
  85. hunt down
    ele geçirmek, peşine düşmek
  86. insensible
    hissiz, duyarsız, umursamaz
  87. shun from
    den çekinmek, kaçınmak
  88. make a note (of)
    (ı) not etmek
  89. cripple
    sakat (noun); sakatlamak
  90. particular
    özel (adj); özellik, madde (noun)
  91. note smt. Down
    i not etmek/almak, yazmak
  92. pursuit
    takip, kovalama
  93. substance
    cisim, madde; içerik
  94. confine to
    e hapsetmek, kapatmak
  95. stout
    şişman, iri yarı
  96. fortnight
    iki hafta
  97. prescribe
    reçete yazmak, ilaç yazmak
  98. stimulant
    uyarıcı ilaç (noun); uyarıcı (adj)
  99. pulse
    nabız
  100. midday
    öğle vakti, öğlen
Author
ferhat500
ID
353301
Card Set
5_4 The Woman in White - Kelimeler.xlsx
Description
zkelimeler
Updated