-
regulations
düzenleme, tüzük, yönetmelik
-
release
serbest bırakmak, tahliye temek
-
-
required standards
istenilen standart
-
resemble
benzemek, andırmak
-
resolve
karar vermek, çözmek halletmek
-
revolt
isyan etmek, ayaklanmak
-
-
rough terrain
zorlu arazi
-
-
-
sanction
onay, tasdik, yaptırım, müeyyide
-
saturate
doyurmak, doldurmak, sırılsıklam ıslatma
-
savage
vahşi, acımasız, canavar ruhlu kimse
-
scary
korku veren, korkunç, korkak, ödlek
-
scent
güzel koku, kokusunu almak
-
science-fiction
bilim kurgu
-
-
-
-
seize
el koymak, gasletmek, kavramak, anlamak
-
-
shovel
kürek, kürekle atmak
-
show affection
efkat/sevgi göstermek
-
-
-
sniff
koklamak, burun kıvırmak
-
solar energy
güneş enerjisi
-
sole owner
tek sahibi, yegane sahibi
-
-
speed of mechanization
mekanikleşme hızı
-
spike
sivri uç, krampon çivisi
-
-
sponge
sünger,otlakçı, beleşçi, otlakçılık yapmak
-
-
stage fright
sahne korkusu, sahne heyecanı
-
-
stimulate
uyarmak, teşvik etmek
-
-
substance
madde, gerçek, hakikat
-
substitute
geçici bir süreyle başkasının yerine geçen
-
superstitions
hurafeler, batıl inançlar
-
-
swamp land
bataklık arazi
-
sweep away
bir şeyi yok etmek
-
-
tackle
ele almak, çözmeye çalışmak,
-
tactful
nazik ve çok anlayışlı, ince
-
take advantage of sth
bir şeyden yarar sağlamak
-
|
|